Bakıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli

  • 14 Mayıs 2017
  • Bakıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli için yorumlar kapalı
  • 102 kez görüntülendi.
Bakıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli
Bakıcı hem güvenilir olacak hem çocuğa iyi bakacak hem çocukla güzel bir ilişki kuracak hem de bu ilişkinin sınırlarını öyle bir belirleyecek ki çocuk ona aşırı bağlanmayacak. Konu derin!

Yazı: Nilgün Yıldız Konakcı

Anneleri, özellikle de çalışan anneleri kaygılandıran konulardan biri de işe dönerken çocuklarını kime teslim edecekleri… Şartlar bir bakıcı ile çalışmayı gerektirdiğinde doğru bakıcıyı bulmak, bakıcı ile çocuğun ilişkisini iyi takip etmek ve bu sırada çocukla anne-babanın ilişkisini de ihmal etmemek gerekiyor.

Uzman Psikolog Burçin Demirkan Baytar, bakıcının çocuğun hayatındaki yerini şöyle anlatıyor: “Bakıcı, çocuğun, annesi ve babası dışında kurduğu  ilk iletişim fırsatıdır. Ebeveyn dışında bağlanma kurduğu ilk insandır. Eğer bu bağlanma güvenli olursa çocuk, taşıdığı olumsuz duyguları bakıcı ile paylaşabiliyor ve duygular olumlu hale gelebiliyor. Bakıcının kabullenici tavrı bu güvenli bağlanma için çok önemli. Güvenli bağlanma konusu ise çocuğun hayatının ilk üç yılı için çok önemli. Eğer bakıcıya bağlanma 18 aylıktan  önce gerçekleşirse ve bakıcıdan kopuş üç yaşından önce olursa bu durum, psikolojik hasara neden olabiliyor.”

Ayrıca bakıcıdan ayrılmadan sonra yaşanan anne ile yabancılaşma sonraki yıllarda da etkisini gösterebiliyor ve ilişki kurmada güçlükler yaşanabiliyor. Çocuk kendisine bakan kişiden sağlıklı bir şekilde ayrılmazsa ya da ayrılma yasını yeterince tatmazsa sonraki yıllarda güvenli bağlanma konusunda sıkıntılar yaşayabiliyor.

Anne bakıcıyı kıskanırsa
Çocuğu, bir anne için dünyadaki en kıymetli varlık… Bu nedenle bazen çocuğun bakıcıya annesinden daha bağlı olması anne ile bakıcı arasında sorun yaratabiliyor, anne bakıcıyı kıskanabiliyor. Bunun için bakıcının kendi görev ve sorumluklarının sınırınca hareket edip anne ile çocuk arasındaki bağı etkilememesi gerekiyor. Uzman Psikolog Baytar, “Bakıcı çocuğu besleme, giydirme gibi annenin birtakım sorumluluklarına yardımcı olsa da tümden annenin görevlerini üstlenmemeli. Anne ile bakıcı arasındaki ilişki güven içerisinde olmalı. Anne bakıcıdan ne beklediğini çok iyi bilmeli ve ona göre bir bakıcı seçmeli. Ne bakıcı annenin rolünü üstlenmeli ne de anne bakıcının rolüne bürünmeli. Çocuk, anne ile bakıcıyı birbirinden ayırt edebilmeli” diyor.

Annenin vakti annenin kalsın
Anne ile çocuğun beraber geçirdiği vakit de çok önemli. Eğer anne ile çocuğun beraber geçirmesi gereken vakit bakıcı ve çocuk arasında geçerse bakıcı ile annenin rolleri çocuk için karışabiliyor. Anne ile çocuk arasında ‘kaygılı kaçıngan’ veya ‘kaygılı kararsız’ bağlanma gerçekleşebiliyor. Anne ile kurulan bu güvensiz bağlanma çocuğun sonraki ilişkilerinde de kaçıngan veya karasız olmasına neden olabiliyor.

Bakıcı ‘abla’ olursa
Bazen çocuğun bakıcıya ‘abla’ diye hitap etmesi, ablası gibi davranması, çocuğun varsa öz ablasını olumsuz etkileyebiliyor. Psikolog Burçin Demirkan Baytar, bu konuda şunları söylüyor: “Bakıcının en baştan sınırlarını bilmesi gerekiyor. Fizyolojik ve psikolojik yönden bakım sağlaması onu, annenin ya da öz ablanın yerine geçirmemeli. Çocukla anne arasında güvenli bağlanma kurulmamışsa (kaygılı kaçıngan veya kaygılı kararsız bağlanma), büyük çocukta yeni gelecek olan kardeşi kabul zorlaşabiliyor. Bebeksi davranışlar, aşırı öfke, içe kapanıp sessizleşme, bir rahatsızlığı olmadığı halde rahatsızmış gibi davranma görülebiliyor. Anne henüz hamileyken kardeşin geleceğinden bahsedilmeli ve onun hakkında doğru bilgilendirme yapılmalı.”

Bakıcının ne tür özelliklere sahip olması gerekiyor?
•    Çocuğun iç dünyasını anlayabilmeli
•    Psikolojik ve fizyolojik yönden çocuğa bakım verebilmeli
•    Anne ile çocuk arasında geçirilmesi gereken zamana saygı göstermeli
•    Çocuğu desteklemeli ve ailenin yaşamını kolaylaştırmalı
•    Çocuk, anne ve  babasından ayrılırken sağlıklı bir şekilde ayrılmasına destek olmalı.

Bakıcı sendromu
Birçok uzman tarafından da doğruluğu kabul edilen bakıcıların çocuğun hayatındaki önemli etkisini gösteren bakıcı sendromu, tepkisel bağlanma bozukluğu olarak da adlandırılıyor. Psk. Burçin Demirkan Baytar, “Önemli olan tepkisel bağlanma bozukluğu oluşmaması. Eğer oluştuysa bu da değiştirilebilir fakat çocuğun hayatının ileriki dönemlerinde bunun etkileri görülebilir. Anne ve baba işte olduğunda bakıcının çocuğu televizyon, bilgisayar başına oturtup yeterince iletişime geçmemesinden dolayı konuşmada gerileme ve bakışlarda ve davranışlarda uyaran eksikliğine bağlı duyarsızlık gelişebiliyor. Bu tür hastalar iki yaşına kadar her türlü iletişime açıkken, iki yaşından sonra ortamdaki uyaran eksikliğinden dolayı iletişim becerilerinde gerileme görülüyor” diyor. Eğer çocuğun ilk yılında bebekle güvenli bağlanma kurulduysa ikinci yılında tepkisel bağlanma sorunu görülme oranı çok düşüyor.

Tepkisel bağlanma belirtileri
•    Tepkisel bağlanma sorunu görülen çocuk, yabancılara karşı sıcakken akrabalarına uzak duruyor.
•    Hiperaktif oluyor.
•    Aleni olarak yalan söylüyor.
•    Öğrenme bozukluğu görülüyor.
•    Ebeveynlerinden manevi açıdan çok uzak duruyor.

Bakıcı sendromu ve otizm
Tepkisel bağlanma bozukluğu otizmle çok benzer belirtiler gösterebiliyor; tek farkı çevresel faktörler değiştiğinde tepkisel bağlanma bozukluğu olan bireylerde önemli oranda gelişme görülmesi. Ancak otizmde de tepkisel bağlanma bozukluğu olan bireyin özel eğitime ihtiyacı var. Tepkisel bağlanma sorunu yaşayan bireylerde, güvenli bağlanma yapılarını kurmak, sistemik ve bütünleştirici özelliklere dayanan müdahaleler büyük önem taşıyor. Sonuç olarak çocuğun gelişiminde bağlanmanın çok önemi var.

 

Tuzlu.NET