Eşler Arası Kariyer Çatışması

  • 12 Temmuz 2017
  • Eşler Arası Kariyer Çatışması için yorumlar kapalı
  • 167 kez görüntülendi.
Eşler  Arası Kariyer Çatışması
Teknolojik gelişmelere ve istihdam piyasalarındaki değişimlere bağlı olarak, kadının çalışma yaşamındaki konumu, yirminci yüzyılın son çeyreğinde sorgulanmaya başlanmıştır. Eğitim düzeyinin yükselmesi ve esnek çalışma olanaklarının ortaya çıkması, kadının, daha kolay bir şekilde çalışma hayatına katılmasını sağladığı ve bu durumun aile yapılarının değişmesi ve aile içindeki rollerin tekrar tanımlanması sonuçlarını doğurduğu görülmektedir. İşin ve ailenin eş zamanlı olarak ortaya çıkan talep ve gereksinimlerin kişi üzerinde oluşturduğu baskılar ve kişinin öncelikleri ile ilgili olarak yaşadığı çeşitli çelişkiler, bir diğer ifade ile aile içindeki rolleri ve iş hayatındaki yükümlülükleri arasında yaşanan çatışma, kadının iş başarısı ve kariyer gelişimlerini de olumsuz etkilemiştir. Bu çatışma aynı zamanda erkeğin de çalışma yaşamını ve aile yaşamını etkilemiştir. İnsan yaşamında önemli bir yer tutan iş ve aile yaşamı arasındaki etkileşim ve bu iki yaşam alanın çatışması, özellikle kadınların toplam işgücü içindeki paylarının hızla artışı beraberinde ortaya çıkan çift gelirli ve çift kariyerli aileler konusu, örgütlerin gündeminde önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Çift kariyerli eşler veya aileler kavramından, belirli kariyer hedefleri doğrultusunda çalışma hayatının içinde yer alan çiftler anlaşılmaktadır. Çift kariyerli eşler, çalışma yaşamında bazı durumlarda avantajlı olarak gözükürken, bazı durumlarda dezavantajlı konumda olabilmektedir. Bu çiftler, iş yaşamlarında hedefledikleri üst noktalara hızla tırmanmaya çalışırken, birbirlerinden ve çalıştıkları örgüt yönetimlerinden destek ve yardım alabilmeleri durumunda aile ve iş yaşamları olumlu etkilenmekte, aralarında çatışma ve rekabetin oluştuğu durumlarda ise aile ve iş yaşamlarında olumsuzluklar meydana gelebilmektedir. Artık günümüz insanları, eşleri ve çocuklarına daha fazla zaman ayırmak ve onlarla daha fazla şeyi paylaşmak istemelerine rağmen, işle ilgili karşılaşılan ve her geçen gün artan talepler, iş ve aile arasındaki dengeyi zorlaştırmakta. Böylece çiftlerin aile yaşamlarındaki çatışma beraberinde kariyer sorunları da belirgin hale gelmektedir. Bu çalışmada, iş hayatında güncel bir kavram olan çift kariyerli eşler ve çalışma yaşamındaki yeri, teorik açıdan incelenmiş ve yapılan uygulama ile teorik kısım desteklenmeye çalışılmıştır.
Evlilik her zaman iyi duygularla başlar. Adayların önlerinde nice güzel hayaller vardır. Herkes birbirine saygılıdır. Daima karşı tarafın istek ve arzuları öncelenir. Onun mutlu olması ile kişi kendisi de mutlu olur. Romans önemlidir, paylaşımlar kaçınılmazdır… Ya sonra neler olur? İşte tüm bunları NPSUAM Feneryolu Polikliniğinden evlilik ve ilişki danışmanı Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy’a sorduk.  Eşler neler yaşıyor, neler hissediyor, hangi konular çatışma alanına giriyor ve terapi odasında neler yaşanıyor tüm bunları konuştuk. – Toplum olarak evlilik algımız nedir? Toplumdaki modernleşme yolundaki değişmelerle birlikte zaman içinde toplumumuzda yaygın olan aile modelinde de değişmeler olmaktadır. Bunun da insanların evlilik algısını etkilediğini görüyoruz. Türk toplumunda daha eski yıllarda geniş aile modeli daha yaygındı. Günümüzde çekirdek aile modeli daha tercih edilen bir  yaşam biçimi oldu. Çekirdek aile anne-baba ve çocuklardan oluşan, eşlerin kendi ailesi ve akrabalarını dışta bırakan bir aile modelidir. Buna göre de evlilik kadın ve erkek arasındaki bir sözleşme, ikili bir ilişkidir. Toplumda yaygın aile ve evlilik algısı bu olmakla birlikte öte yandan bizim toplumumuzda akrabalık ilişkileri de önemlidir. Geniş aile yapısı da aynı evde yaşanmasa bile bir yandan varlığını sürdürüyor. Batı toplumlarında gençler evlenmeden önce ailelerinden ayrılarak, kendileriyle ilgili kararları tek başına aldıkları bireysel bir yaşam sürdürmeye başlıyorlar. Oysa bizim toplumumuzda çoğunlukla aileden ayrılma evlilikle başlıyor. Üstelik aileden ayrılma sadece fiziksel olarak gerçekleşiyor. Duygusal ayrılma, bireyselleşme çoğunlukla gerçekleşmiyor. Evlilik kararında ailelerinin de fikri alınıyor ya da bazen kararı tamamen aile veriyor. Hatta evlendikten sonra bile aileler çocuklarının hayatlarını ilgilendiren kararlarda rol oynuyorlar. Bu nedenle bizim toplumumuzda evlilik sadece kadın ve erkek arasında kurulan bir ilişki değildir. Her iki tarafın akrabalarını da kapsayan ilişkiler bütünü olarak çıkıyor karşımıza.
Tuzlu.NET