Bebeklerde Halsizlik Neden Olur

  • 10 Mayıs 2017
  • Bebeklerde Halsizlik Neden Olur için yorumlar kapalı
  • 193 kez görüntülendi.
Bebeklerde Halsizlik Neden Olur

Bebekler, büyük çocuklar ve erişkinlerden farklı olarak isteklerini ve tepkilerini kendilerine has yöntemlerle ifade ederler. Huzursuzluk ve ağlama onların sıkıntılarını belirtmekte kullandıkları en önemli yöntemleridir. Bebekler de herhangi bir problem olmadığı zamanlarda yaşına göre değişmekle beraber genellikle hareketleri canlı, keyifli ve oyuna istekli olurlar. İştahları normaldir ve devamlı hareket halindedirler. Uykuları gelmesi veya acıkma durumları dışında belirgin bir huzursuzlukları olmaz. Bir bebeğin durumunun normal mi yoksa anormal mi olduğunu en iyi annesi ayırt edebilir. Bu sebeple annelerin gözlemi çok değerlidir.

Bir bebekte onun durumunu etkileyecek bir problem oluştuğunda ( enfeksiyon, karın ağrısı, diş çıkarma…) sebebe göre değişik belirtiler gözükse de bazı şikayetler ortaktır.

Keyifsizlik ve huzursuzluk genellikle ilk fark edilen şikayettir. Emmede isteksizlik veya iştahsızlık, uykuya dalmada zorluk, halsizlik, annenin veya bakan kişinin kucağından ayrılmama gibi şikayetler de oldukça sık görülür ve önemli bir nedene bağlı değilse kendiliğinden geçer. Bu tip şikayetlerde anneler bebeklerini takip etmeli ve herhangi bir müdahalede bulunmadan önce olası sebepler açısından bebeği gözlemleyip ciddi bir problem düşünmüyorlarsa evde basit müdahalelerle bebeğin rahatlamasını sağlamalıdırlar.

Eğer ağızdan salya akmasında artış ve eskiye göre dişleri ile daha çok oynama gibi belirtilerle kendini gösterebilen diş çıkarmaya bağlı bir huzursuzluk ve iştahsızlık düşünüyorsa şikayetlerin 3–4 gün sürebileceğini bilip ona göre takip etmelidir. Diş çıkaran çocuklarda bazen 37,5–38 C yi bulan seyrek ateşler olabilir. Ancak ateş 38,5 C yi geçiyorsa veya çok sık ateşi çıkıyorsa bunu dişe bağlamamak daha doğru olacaktır.

Anneleri en çok telaşlandıran bir başka problem de karın ağrısıdır. Karın ağrısı bebeklerde hayatın ilk 3–4 ayı içinde görülebilen gaz sancıları olarak kendini gösterir. Gaz sancıları çoğunlukla doğumdan sonraki ilk 15–30 gün arası başlar. Günün belirli saatlerinde daha sıktır ve süresi 30 dk ile 3–4 saat arası değişebilir. Sancı döneminde bebekler genellikle dizlerini karınlarına çekerek ağlarlar. Sancı öncesi ve sonrası bebek tamamen normaldir, beslenmesi iyidir ve bebek kakasını ve alttan gazını rahat çıkarır. Bunun dışında kalan durumlarda annelerin bebeklerini doktor kontrolüne götürmelerinde fayda vardır. Gaz sancıları bebeklerde giderek azalsa da 6 aya kadar görülebilir.

Daha büyük bebeklerde eğer sebebi belli olmayan ve uzun süren huzursuzluk ve ağlamalar varsa değişik sebeplerden kaynaklanan (kabızlık, gaz sancısı, ishal apandisit…) karın ağrıları olabileceği düşünülmelidir. Eğer olay barsak içindeki gazların sıkışmasına bağlı bir durum ise bebeğin bacaklarını karnına doğru hafifçe bastırıp çekmek, karnına saat yönünde dairesel masaj yapmak ve sallamak gibi yöntemler bebeği rahatlatabilir ancak 1 saatten fazla süren durumlarda doktora göstermekte fayda vardır. Yukarıda anlattığımız şikayetler dışında eğer bebekte uyku hali, ciddi beslenme güçlüğü, yüksek ateş, şiddetli öksürük, nefes almada zorlanma, şiddetli kusma ve/veya ishal veya ateşle beraber vücutta döküntü gibi şikayetler varsa mutlaka acil olarak doktor kontrolüne gitmelidirler.

Ateş, annelerin bebeklerini doktora götürmeye iten en önemli şikayettir. Çoğu anne bebeklerini sıcak hissettiklerinde oldukça telaşlanır ve bazen de çok gerekli olmadığı halde doktora götürebilir. Burada önemli olan konu ateşin mutlaka evde ölçülmesi ve bebeğin ateşli olup olmadığının tespitidir. Annelerin kullandıkları yöntemlere göre de ateş ölçümlerinde farklılık olabilir. En çok kullanılan 2 yöntem olan koltuk altı ve kulaktan ölçümlerde 0,5 C ye varan farklılıklar olabilir. Eğer ateş koltuk altından ölçülüyorsa 37.8C ve üzeri ateş olarak kabul edilebilir. Kulaktan ölçümlerde ise bu değer 38C ve üzeridir. 37.5C gibi sınırda değerlerde bebek anneye sıcak gelebilir ancak aslında tam olarak ateş kriterlerini tutmamaktadır. Böyle durumlarda sık aralıklarla ateş ölçümleri yapılmalı ve ateşin seyri takip edilmelidir. Anneler hangi yöntemi kullanırlarsa kullansınlar ideal şekilde ölçmeye gayret göstermelidirler. Koltuk altından ölçerken mutlaka terli olup olmadığı kontrol edilmeli ve derecenin ölçüm yapan ucu koltuk orta bölgesine oturtulup bastırılmalıdır. Kulaktan ölçümlerde ise kulak yolu kirle tıkalı ise veya alet kulak yoluna tam oturmamışsa yanlış ölçüm olabilir. Ayrıca 0–3 ay bebeklerde kulaktan ölçüm dış kulak yolunun darlığı sebebi ile önerilmez bu bebeklerde koltuk altı ölçüm daha uygundur.

Ateşli bebeğe yaklaşım bebeğin yaşına göre değişiklik arz eder. 0–3 ay arası bebeklerde eğer ateş yüksek ölçülmüşse bebeğin durumuna veya ateşin seyrine bakmadan doktora götürmeyi gerektirir. Ancak bazen bebekler çok giydirildiği ve ortam ısısı yüksek olduğu için ısınabilir ve vücut ısıları 37,5–38 C ye kadar çıkabilir. Bu durumu ayırt etmek için bebeğin üstü açılmalı ve 15 dk sonra ateş ölçümü tekrarlanmalıdır. Eğer ateş normale dönüyorsa, tekrar yükselmiyorsa ve bebeğin başka şikayeti yoksa evde takip edilebilir. Üç-altı ay arası bebeklerde ateş dışında bebeğin diğer şikayetleri de önemlidir. Basit üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE) gibi durumlarda çoğu bebekte 2–3 gün sürebilen 37,5–38.5C arası ateş, burun akıntısı ve hapşırık şikayetleri olabilir. Eğere belirtiler tipikse, ateş dirençli ve çok sık yükselen özellikte değilse ve başka bir önemli şikayet (öksürük, kusma…) eklenmiyorsa evde basit önlemlerle (ateş düşürücü, burun temizliği) takip edilebilir. Ancak ateşin sebebini gösteren bir belirti yoksa veya belirti olmasına rağmen ateş 38,5 C nin üzerine çıkıyorsa doktora götürmekte fayda vardır. Altı aydan büyük bebeklerdeki yaklaşım 3–6 ay bebekler benzer ancak eğer bebeğin keyfi ve genel durumu iyiyse ve başka bir ciddi şikayeti yoksa ateş 38,5 C yi geçse de evde 1 gün süre ile takip edilebilir. Eğer ateş ikinci günde yüksek olarak devam ediyorsa doktora götürmek gereklidir.

Tuzlu.NET